Soru: Günahımdan dolayı affedilmek için ne yapmam gerekir?

FIKIH SORULARI 15 Mart 2018 - 12:37 188 KEZ OKUNDU

Soru: Günahımdan dolayı affedilmek için ne yapmam gerekir?

Soru: Günahımdan dolayı affedilmek için ne yapmam gerekir?

Sorunun tam metni: Selamun aleykum. Çok büyük bir günah işledim ve vicdanım bundan çok rahatsız. Zikirler çekiyorum Allâh’a yalvarıyorum. Âhiretim için başka kurtuluş yolum var mı?

Cevâb: Hamd ve hüküm, Allâh Subhânehu ve Teâlâ’ya mahsustur.

Ve aleykum selâm. Allâh Azze ve Celle, şirk ile huzuruna varmak yani müşrik olarak ölmek haricinde tüm günahları affeder.

“Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allâh’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allâh, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” [ez-Zümer: 39/53] 

Günah ne kadar büyük olursa olsun O’nun rahmeti yanında küçüktür. Bu sebeble kul, asla ümitsizliğe kapılmamalıdır. Şeytâna fırsat vermemelidir. Zîrâ şeytan, kula günah işlemesini telkin eder. Kul, o günahı işledikten sonra yine onu bırakmaz ve “sen çok günahkâr oldun, artık Allâh seni bağışlamaz” diye vesvese verir. Öyleyse yapılacak olan şey, günahlardan derhal tevbe ederek Allâh’tan af dilemektir. Allâh Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurmaktadır:  

“Kim kötülük işler veya nefsine zulmedip sonra Allah’tan bağışlanma dilerse Allah’ı bağışlayıcı ve merhamet edici olarak bulur.” [en-Nisâ: 4/110]

Sahîh bir tevbenin -kul hakkı hariç- 3 şartı vardır. Bunlar:

1. Pişman olmak.

2. Günahı derhal terk etmek ve bir daha işlememeye kesin karar vermek.

3. Allâh’tan samimi bir kalb ile af dilemek.

Muaz bin Cebel radîyallahu anh şöyle demiştir: “Tevbe-i nasuh (kabul edilen tevbe):  İşlenen günahtan pişman olmak, Allâh’u Teâlâ’dan mağfiret dilemek ve bir daha öyle bir günah işlememek demektir.” [Beyhaki]

Eğer ki işlenen günah kul hakkıyla alakalı bir şey ise:

4. Hakkına girilen kişi ile helalleşmek.

Kişi bu şartlara binâen tevbe ettiğinde, Allâh Azze ve Celle’yi kendisine karşı mağfiret edici olarak bulur.  Nitekim O, şöyle buyurmaktadır:  

“Şüphesiz ki Allâh kullarının yaptıkları tevbeyi kabul eden, günahları bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir.” [eş-Şura: 42/25]

Abdullah İbn Ömer radîyallâhu anhuma’dan rivâyet edildiğine göre, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

“Şüphesiz ki Allâh, canı boğazına ulaşmadıkça kulun tevbesini kabul eder.” [Tirmizi; İbni Mace]

Allâh Azze ve Celle, bizleri bağışlasın. Bizlere sahîh bir îmân ve sâlih ameller ile kendisine kavuşabilmeyi nasib etsin. Allâhumme Âmîn.  

Başarı, el-Hamîd ve el-Hakîm olan Allâh’tandır. 

O, her şeyin en iyisini bilendir.

Abdullah Saîd el-Müderris.

1439h./2018m.